Yaşamak...
1/12/2008 · Kategori: guzel sozler
YAŞAMAK fırsattır , yararlanmayı bil.
YAŞAMAK güzelliktir, kıymetini bil.
YAŞAMAK mutluluktur, tatmayı bil.
YAŞAMAK rüyadır, gerçekleştirmeyi bil.
YAŞAMAK meydan okumasıdır sana,karşı çıkmayı bil.
YAŞAMAK görevdir,tamamlamayı bil.
YAŞAMAK oyundur, oynamayı bil.
YAŞAMAK servettir, korumayı bil.
YAŞAMAK aşktır, sevgidir, keyfini çıkarmayı bil.
YAŞAMAK bilmecedir, çözmeyi bil.
YAŞAMAK hüzündür, aşmayı bil.
YAŞAMAK verilmiş bir sözdür, tutmayı bil.
YAŞAMAK şarkidir, söylemeyi bil.
YAŞAMAK mücadeledir, kabullenmeyi bil.
YAŞAMAK trajedidir, göğüslemeyi bil.
YAŞAMAK şanstır, kullanmayı bil.
YAŞAMAK çok kıymetlidir, mahvetmemeyi bil.
YAŞAMAK yaşamaktır,uğruna savaşmayı bil.
alıntı: sugibi
Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!
Sen yine de...
1/12/2008 · Kategori: guzel sozler
İnsanlar çoğu kez akılsız, mantıksız ve ben merkezli davranırlar;
Sen yine de onları affet.
Eğer iyi niyetliysen ve insanlar seni bencillik ve gizli amaçlar gütmekle suçluyorsa;
Sen yine de iyi niyetli ol.
Eğer başarılıysan, sahte arkadaşlar ve gerçek düşmanlar kazanırsın;
Sen yine de başarmaya devam et.
Eğer dürüst ve açık yürekliysen, insanlar seni aldatabilir;
Sen yine de dürüst ve açık yürekli ol.
Senin yıllarca uğraşarak yaptığını, bir başkası bir gecede yok edebilir;
Sen yine de yapmaya devam et.
Eğer huzuru bulmuşsan ve mutluysan,seni kıskananlar olabilir;
Sen yine de mutlu ol.
Bugün yaptığın iyilikler, yarın genellikle unutulur;
Sen yine de iyilik yap.
Dünya için elinden geleni yap, bu belki asla yeterli olmayabilir;
Ama sen yine elinden geleni yap.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Ada
29/11/2008 ·
Tanınmış gezgin Thomas Cook, bir araştırma gezisi sırasında Atlas Okyanusu’nun ıssız bir yerinde, çığlıklar atan milyonlarca kuşun havada daireler çizerek uçtuğunu gördü. Kulakları sağır edecek denli yüksek sesle çığlıklar atan kuşların kimileri yoruldukça, kendilerini okyanusun dev dalgaları arasına atıyorlardı. Onlar bu son hareketleriyle yaşamlarına son veriyorlar, kendilerini okyanusun dalgalarına bırakırken, çaresizlikten ölüme teslim oluyorlardı.
Bu olaya yalnızca Thomas Cook değil, o bölgede ki balıkçılarda yıllardır tanık olmuşlardı. Kuş bilimcileri ise, yaptıkları araştırmalarda göçmen kuşların farklı yönlerden gelerek okyanusta bu noktada birleştiklerini keşfediyorlar, fakat onların, birbirleri peşisıra kendilerini ölümün kucağına atmalarının nedenini bir türlü çözemiyorlardı.
Gerçek, geçtiğimiz yüzyılın ortalarında anlaşıldı. Bu trajik olayın yaşandığı yerde bir zamanlar bir ada vardı. Göçmen kuşların göç yolu üzerinde bulunan bu ada, bir deprem sonunda, okyanusa gömülmüştü. İnsanların, yok olduğunun bile ayırdına varamadıkları ada, göç yollarının ortasında kuşlar için vazgeçilmez “dinlenme” durağıydı. Kuşlar binlerce yıllık kalıtımsal alışkanlıklarıyla adanın yerini bilmekteydiler ve yıpratıcı, uzun yolculuklarının ortasında, biraz dinlenebilmek ve toparlanabilmek için, yine binlerce yıllık kalıtımsal güdüleriyle, okyanusun ortasındakiadaya geliyorlardı ama… Olması gereken yerde adayı bulamayınca, yorgunluktan bitkin bedenlerini çığlık çığlığa okyanusun sularına bırakmak zorunda kalıyorlardı.
Söz kendini toparlamaktan açılmışken soralım. Sizin hiç “kendinizi toparlayacağınız” bir adanız oldumu? Yaşamın uzun “göç yolları”nda acaba, sizinde bir yudum taze soluk alabileceğiniz, yolunuzun kalan bölümüne dinç olarak devam etmenizi sağlayabileceğiniz bir adaya sahip olabildiniz mi? Birgün yerinde bulamadığınızda ise, ona illede ulaşmak ve sığınmak için başınız dönercesine, dengeniz bozulurcasına çırpınıp kanat çırptığınız bir ada yaratabildiniz mi yaşamınızda kendinize?
Herşeyi sınırsızca paylaşabildiğiniz bir dost, yola birlikte çıkacak denli güven duyduğunuz bir arkadaş, size her zaman huzur verecek bir eş, ulaşmak için yıllardır uğraş verdiğiniz bir amaç edinebildiniz mi? Şöyle daha bir iyi bakın çevrenize… Size gelen, size sığınan…Sizin gittiğiniz, sizin sığındığınız…Sizin bulduğunuz dostlarınızı bir düşünüverin. Sonra da bir gerçeği görüverin gözlerinizle:
Sizin durup , soluklandığınız ve kendinizi toparlayabildiğiniz kaç adanız var çevrenizde ve…
Durup, sığınmak ve kendilerini toparlayabilmek gereksinimi duyan kaç dostunuz için siz bir adasınız?
Yorum (1) Yorum yaz!
Öğrendik ki...
29/11/2008 · Kategori: siir
Ögrendik ki….
Bir tek insanin bize ”iyi ki varsin” demesi, varoldugumuz için mutlu olmamizi saglar….
Ögrendik ki….
Kibar olmak, hakli olmaktan daha önemlidir.
Ögrendik ki….
Hayat sartlari bizi ne kadar ciddi görünmeye zorlasada hepimiz çilginliklarimizi paylasacak birini ariyoruz….
Ögrendik ki….
Bazen tek ihtiyacimiz olan bir el ve bizi anlayacak bir yürektir…..
Ögrendik ki….
Parayla ”klas insan” olunmuyor….
Ögrendik ki….
Gün içinde basimiza gelen küçücük seyler gün sonunda koca bir mutluluga dönüsüyor….
Ögrendik ki….
Inkar edip içimizde sakladigimiz seyler gerçekligini kaybetmiyor….
Ögrendikki….
Biriyle dalastigimizda tek basardigimiz onun bize daha çok zarar vermesini saglamaktir….
Ögrendik ki….
Her yarayi saran zaman degil sevgidir….
Ögrendik ki….
Çabuk olgunlasmak için zeki insanlardan çevre edinmek gerekir…..
Ögrendik ki…
Karsilastigimiz herkes bir gülüsümüzü hak eder…..
Ögrendik ki….
Hiç kimse mükemmel degildir….
Ögrendik ki….
Hayat zorludur ama biz daha zorluyuz….
Ögrendik ki….
Gülümsemek, daha güzel bir görüntüye kavusmanin bedava yoludur….
Ögrendik ki….
Hepimiz zirvede olmak istesek de asil keyif oraya tirmanirken yasadiklarimizdir….
Ögrendik ki….
Zamanimiz ne kadar azsa yapacak isler o kadar çoktur….
Ögrendik ki….
BIRINI NE KADAR ÇOK SEVERSEK HAYAT ONU BIZDEN O KADAR ÇABUK ALIYOR…..
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
İstanbul
30/10/2008 · Kategori: siir

İstanbul dedim de seni hatırladım
İşte İstanbul
yorgun şehir
işte canından bezmiş boğaz vapurları
kederli tramvaylar
ve Galata Köprüsü’nden
telaşlı insanlar geçmektedir
bir gizli sevinç mahzun gözbebeklerimde
eriyen bir sükun kaldırımlarda adım adım
işte İstanbul
İstanbul dedim de seni hatırladım.
……….
……….
Ümit Yaşar Oğuzcan
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!